GenelMarifet Divanı AkademiMarifet MetinleriSosyoloji

İSLAM HUKUKUNDA EVCİL HAYVANLARA YAKLAŞIMIN SOSYOLOJİK BOYUTLARI

Sevcan Atmaca

Hayvanlar insan hayatının her yerinde, her dönemde büyük bir yere sahip olmuşlardır. Hayvanların önemi insan hayatının kaçınılmaz bir gerçeğidir. Hz. Peygamber hadislerinde de evcil hayvanlara, hayvanlara özen gösterilmesi gerektiğine onlara önem verilmesine dikkat etmesi söylenmiştir. İslam’da da bu durum Kur’an, Sünnet ve Hadislerin incelenmesi neticesinde hayvanların önemli bir yeri olduğu söylenebilir, hatta sadece hayvanlara sınırlı kalınmayarak ev hayvanları konusunda da günümüzde dahil olmak üzere çok büyük değer görmektedir. İslam hukukunda ev hayvanlarını kaynağı olarak hayvanların toplumdan topluma farklılık gösterdiği, bazı toplumlarda güzel karşılanırken bazı toplumlarda çok hoş karşılanmadığını, fakihler tarafından olumlu ve olumsuz görüşleri olduğu, insanların ev hayvanı edinmelerinde sevgi, şefkat ve merhamet gibi duyguların ön plana çıkabileceği ve insanlar üzerinde olumlu olabilecek davranışlar gösterebileceği, misafirler üzerinde ise hoş karşılanmakla birlikte titizlikte oluşturulabileceği, kedi-köpek-kuş türlerinin ev hayvanı olarak daha çok tercihler arasında olabileceği, bakımları düzenli yapıldığı takdirde temizlik açısından olumsuz karşılanmayacağı, farklı mezhep ve görüşlerin toplumdaki farklılıklar sebebiyle farklılaşmaya gidilebileceği ancak bunun toplumların çok uç noktalarda bir farklılaşmaya götürmeyeceğini söylemek mümkündür.

İslam dininde evcil hayvanlara baktığımızda ise genel olarak tüm hayvanlara çok önem veren bir din olduğu ve Peygamberler zamanında bunu temsilen güzel örneklerin bulunduğunu söylemek mümkündür. Hatta Hz. Süleyman’ın hayvanlarla iletişim kuran bir peygamber olduğu da İslam da hayvanların önemini göstermektedir. İslam dininde hayvanların haklarının gözetilmesine dair birçok hadisler ve nasların bulunduğunu da gözden kaçırılmayacak kadar göz önündedir. Gerek evcil hayvan olsun gerekse de diğer hayvanlar olsun onların da insanlar gibi değerli canlılar olduğunu göz ardı edilmeyecek bir gerçektir.  Hayvanlara karşı merhametli olunması gerektiğini onlara karşı iyi muamelelerde bulunulması gerekmektedir. Verilen pek çok hadis naklinde de bunu görmemiz mümkündür. Ayrıca nakledilen bir diğer hadiste de sahiplendiği bir kediye iyi muamelede bulunmadığından dolayı azap göreceği de nakledilmektedir. Bu hadiste de görmekteyiz. “Bir kadın, kedisini hapsettiği için cehenneme girdi. Ne kendisi onu besledi, ne de yer yüzünün haşeratından yemesi için salıverdi.”[1]

Evcil hayvanlar geçmişine baktığımızda bu tarih HZ. Muhammed’in yaşadığı döneme kadar inmektedir. Hayvanlar hayatımızın her döneminde bizim için önemli canlılar olmuşlardır. Bu canlılar hayatımızın bir parçası haline gelmişlerdir. Kedi, köpek, kuş, balık, kaplumbağa, tavşan, hamster gibi hayvanlar evcil hayvanlar olarak nitelendirilmektedir. Bunlar sadece birer hayvan değil, insanların dünyasında önemli bir yer tutan dostlardır. Evcil hayvanları yerini sadece duygusal olarak değil, aynı zamanda toplumsal, psikolojik ve fizyolojik açıdan da oldukça değerlendirilir. Psikolojik olarak stres, depresyon gibi ruhsal bozukluklar üzerinde de olumlu etkileri vardır. Yalnız yaşayan bireyler için bir evcil hayvan, hayatı anlamlandıran ve gün içinde motivasyon sağlayan bir varlık olabilir. Sadece yetişkinler için değil çocuklar açısından da evcil hayvan beslemek çok caziptir. Aynı zamanda empati duygusunun gelişmesinde de olumlu etkileri vardır. Hayvanın beslenmesi, temizliği ve bakımı konusunda sorumluluk üstlenen çocuklar, erken yaşta disiplin ve özveri kavramlarını öğrenir.

Evcil hayvan aktif yaşamı teşvik eder, sosyal ilişkilerin gelişmesine de katkı sağlar, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini arttırır. Onlara arkadaşlık eder, yalnızlık hissini azaltır ve günlük yaşama dair sorumluluk duygusu katar.

Evcil hayvan sahiplenmek sorumluluk gerektiren bir iştir. Hayvanın temizliği, bakımı, beslenmesi bunların düzenli olarak yapılması gerektiğinden sorumluluk sahibi kişiler evcil hayvan sahiplenmelidir. Bu sahiplenmeler barınaklardan yapıldığı takdirde hem bir cana yuva vermek hem de sokak hayvanları sorununa çözüm sunmak açısından önemlidir. Hayvanlar oyuncak değil biz insanlar gibi sevgiye, ilgiye, bakıma muhtaç, ihtiyaç duyan canlılardır.

Evcil hayvan haklarına Kur’an’ı Kerim’ de de hadislerde de oldukça önemli bir yer edinir. İslam dini de hayvanların yaşama hakkına oldukça önem verilmiştir. Tıpkı insanlar gibi hayvanların da en temel hakkı yaşamaktır. Bunu pek çok ayette ve hadiste de görmek mümkündür.

Evcil hayvan beslemek toplumdan topluma farklılıklar gösterse de genel olarak her kesimin hoş karşıladığını söylemek mümkündür. Kişilerin görüşlerini hayvanın çeşidi de belirlemektedir. Çok titiz olan kişilerin temizlik açısından hayvanlara bakışı açısı değişmektedir. Kimisi de havyanın aktifliği ev içindeki hareketliliğine göre hayvan seçiminde bulunmaktadır. Bu farklılıkların sahibi elbette ki insanların bakış açısıyla değişkenlik göstermektedir.

Sonuç olarak denebilir ki hayvanlar hayatımızın her alanında, her döneminde olan canlılardır. Hayvanların insanlar üzerinde pek çok olumlu etkisi bulunmaktadır. Bunlar yetişkin bireylerin yanında çocuklar üzerinde de etkileri büyüktür. Bu hayvanlar insan hayatı için bir süs veya eğlence aracı olmaktan çok ailenin bir üyesi olarak, bir dost olarak görülmektedir. Hayvanlarda hayatımızın bir parçasıdır ve her daim yaşantımızda yerleri olmalıdır.

[1] el-Buhârî, Sahîh, “Enbiyâ”, 54; “Bed’ü’l-Halk”, 16; “Edeb”, 27.
Müslim, Sahîh, “Selâm”, 151 (2242).

Etiketler
Daha Fazla Göster

Andcenter Editör

Çankırı İli, Orta İlçesi Kalfat Kasabası’nda 1993 yılında dünyaya geldi. İlköğretimi kendi köyünde tamamladı. 2007 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip lisesine kayıt oldu. 2011 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Aynı sene Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. 2016 yılında Ankara İlahiyat’tan mezun oldu. Aynı sene Ankara Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi bölümünde yüksek lisansa başladı. Yüksek Lisans eğitimini Ankara Yıldırım Beyazit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi Bölümü’nde tamamladı. Şuan aynı enstitüde doktora eğitimine devam etnektedir. Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde 2017-2018 Eğitim-Öğretim yilinda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği görevini yaptı. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim dalında Arş. Gör. olarak çalışti.Suan Ankara Yıldırım Beyazit Üniversitesi İslami ilimler Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı