Feyerabend, günümüz çağdaş bilim anlayışını çok sert eleştirmektedir. Bilim, bir taraftan din veya ideoloji, diğer taraftan parapsikoloji ve astrolojidir. Doğruluk ve bilgi hiçbir çalışmanın emrinde değildir. Bu yüzden bilimin üstünlük gayreti için deneysel ve akılcıl olmak için uğraş vermesi boşunadır. Bilim, temelde irrasyoneldir ve bundan dolayı varsayımları, ilkeleri ile sonuçları onun ayrıcalık sağlayan özelliği değildir. Birinci dünya bilimi, avrupada bilimsel devrimle doğan ve şu an üniversitelerde ve teknolojik alanlarda öğretilen bilim, tekonlojik üstünlük ve sayısız fikir vermiştir. Bilime akılcılık ve ideoloji eşlik etmektedir.
Bilimin tarihine bakarsak bilim adamının fiziksel, psikolojik, sosyolojik ve tarihsel olarak kısıtlandığı görülmektedir. Feyerabend’a göre bütün yöntembilimler kısıtlıdır ve epistemolojik açıdan anarşisttir. Dadaist bütün programların karşısındadır. Bazen bir fikrin karşısındayken bazen de o fikrin ateşli bir savunucusu olur. Dadaiste göre ahlaksız veya saçmalık taşıyan fikir yoktur. Karşı olduğu tek konu evrensel ölçüt anlayışıdır. Kendi anarşizmi dadaizmle özdeş olup bilim dahi hiçbir şeyi onaylamaz.
Bilimsel standartlara karşı çıkmasının nedeni bilimin bilim için yapılmasıdır. Ona göre bilim toplumu aydınlatmalıdır. Epistemolojik anarşizm günümüz bilim felsefesi ve epistemolojisi için ilaçtır. Bilim felsefesinin hatası metedolojinin üstün kabul edilerek bilim adamlarının buna göre zorunlu hareket etmeleridir. Epistemolojik anarşizmle birey ve toplumda mevcut her dogma kaldırılıyor. Böylece hiçbir fikir saçma, akılsız sayılamayacak ve çağdaş bir insan modeli gelişecektir.
- Yöntemsel Çoğulculuk
Bilimin tek bir yönteminin olmadığını savunarak amaca ulaşmak için bilimadamlarının bir yöntemde takılı kalmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Böylelikle tek yöntem yoktur ve yapılan her şeyde uygundur. Objektif bilgiye tek kuram veya yöntemle ulaşılamayacağını ve bunun yetersiz olacağını savunur. Kuramsal çoğulculuğu, çoğalma ve inat ilkelerine dayanır.
- Çoğalma ilkesi çok iyi kanıtlanmış olsa bile genele uymayan yeni kuramlar bulup geliştirmektir. Kuram ve olgularda belli bir noktaya kadar anlaşılabilir. Insan dağınık şekildeki olgu ve olayları kendine göre bir sıraya koyar. Farklı bilgi türleri farklı bilginin düzenlenme şeklidir. Yani bütün insanların aynı duygu ve düşünceleri yaşaması olanaksizdir. Bundan dolayı da tek bir kuramlar bugüne kadar açıklanamamıştır. Çoğalma ikesi, yenilerin bulunmasını desteklemekle beraber çürütülenlerin de kaybolmamasını dilemektedir. Çünkü çürütülen tez durdukça karşıt görüşe her zaman katkıda bulunur.
- İnat ilkesi, teorilerin içinden en verimlisini seçerek bu teoriye sımsıkı sarılmaktır. Birbiriyle çelişen teoriler bulunmalı ve savunucular bunları ısrarla çözmeye çalışmalıdır.
- Her şey Gider
Feyerabend, empirizm/deneyselciliğe karşı alternatifi üreten kişidir. “Her şey gider”, felsefesinin anahtar kavramıdır. Aslında bu sloganıyla birden fazla duruşu ve fikri temsil ettiği için denilmiştir. Ayrıca ‘Her şey uyar” felsefesi, bilimi, din ve sanat ile yan yana koymasının sonucudur. Ona göre bilimde bireysel özgürlük olmalı ve kimse sınırlandırılmamalıdır.
- Eşölçülmezlik
Feyerabend’a göre bilimsel olanla olmayan arasında ayrıma gidilememesinin nedeni doğruluğa yakınlığı nedeniyle hiyararşik ölçüyü olmayışıdır. Din, bilim ve sanat gerçeğe ulaşmanın farklı yollarıdır. Birbirinden üstün veya ayrıcalıkları yoktur. Tek yönteme indirgenemezler, birbirlerinden farkları yoktur ve kıyaslanamazlar. Zaten rekabet içinden olanlar kıyaslanamz. Bundan dolayı ölçütleri yoktur.
Bilgi elde edilirken araştırmacıların farklı bilgi veya paradigmalarına sarılmaları gerektiğini söyler. Farklı bilgi ve paradigmalar kıyas edilerek diğerlerinin geçersiz sayılması ve küresel anlamda bilgi dili yoktur. Bir kuram diğerine tercih edilmemelidir ki Yaşanılan şu dünyada bireye farklı bir seçenek sunacaktır.
KAYNAKÇA
- , Kuveyt’te Gulf University for Science and Technology’de Yardımcı Doçent olarak çalışmaktadır. İletişim için erguvan.d@gust.edu.kw.
- Feyerabend, P. K. (1997). Vakit öldürmek (Çeviren Nedim Çatlı) İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
- Saygılı, S. (2008). Paul Karl Feyerabend’de yöntemsel çoğulcu eğitim anlayışı. (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye), YÖK Ulusal Tez Merkezi.
- Hülür, H. (2006). Bilimde yöntemciliğin reddi ve çoğulculuk: Feyerabend’in epistemolojik dadaizmi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8(2), 199-218.
- Demir, Ö. (2000). Bilim felsefesi. Ankara: Vadi Yayınları.