• Tarafsızlık:

    Bilimsel bilgi,  insanlar arasında her hangi bir ayrıma tabi tuutlmaksızın ( din,dil,ırk vb) ortaya koyulmuş bilgidir. Bu bilgilerin ortak özelliği ise tüm insanlığın ortak kararı sonucunda olmasıdır. Bu bilgileri oluştururkan ise dışımızda yaşanan olaylar ve olgulardan, değer ve yargılardan bağımsız bir şekilde meydana getirmek gerekmektedir. Tarafsızlık bir bakıma gerçeği arama ve bulmaya çalışmaktır.

  • Doğru Ölçü:

    Bilimin olgunluk ve gelişme düzeyin ölçme teknikleri ile değerlendirilmektedir. Sadece fizik, kimya gibi sayısal ağırlıklı bilimlerde değil aynı zamanda sosyla bilimlerde de farklı bir ölçekleme tekniği ve ölçme araçları kullanılmaktadır. Kullanılan ölçeklerde en önemli unsurlardan birisi güvenirliliktir. Sosyologlar çoğunlukla iki ölçek üzerinde dururlar:

    1-Tutum ve kişilikle ilgili olan ölçekler
    2-Belli başlı kültürel ve sosyla çevre durumları için kullanılan ölçekler

 

  • Kanıtlama Niteliği:

    Bir bilimsel verinin geçerliliği ortaya koyulan sonucun her seferinde tekrar tekrar yenilenmesi ve sonuçların gerçekliğinin ortaya koyulması ile mümkündür.Örnek verecek olursak; Suyun yüz derece de kaynaması bir bilimsel bilgidir ve her türlü şart ve durum da bu veri kendini ortaya koyar.
    Din Sosyolojisi alanında ise araştırılması yapılan konunun tabiatına uygun olarak yapılan deney gözlemdir, bir sosyoloğun labaratuarı ise toplumdur. Ancak unutulmamalıdır ki toplum incelenmesinde fen bilimleri sahasında olduğu gibi olayları yeniden başlatmaki başlatılan olayda aynı sonuca ulaşmak pek mümkün değildir.Bu nedenler suyun yüz derece de kaynaması gibi net bilgi elde edememekteyiz. Elde edilen bilginin geçerliliği sınırlı olmaktadır. Çünkü toplum dinamiktir aynı zamanda her toplumun kültürel algıları çok farklıdır. Dolayısıyla  sosyal bilimlerde aynı nedenler aynı sonuçları her zaman doğurmayabilir.

 

  • Bilimin Genelleyici Özelliği

    Bilimsel bilgi genellenebilmelidir. Bakıldığı takdirde bilim tek tek olaylarla değil, olgu türleri ile ilgilenmektedir. “Su yüz derece kaynar” ve “bakır iletkendir” derken genellemeyi görmekteyiz. Bu örnekler tek tek değil, kapsamı sınırsız olgu sınıflarına dair bilgi vermektedir. Bu genelleme bizim için araştırılan konuyu daha rahat anlayabilmemize neden olur. Bize dağınık olan ve kopuk olan olguları birleştirmemizde yardımcı olmaktadır. Neden sonuç ilişkisi bağlamında gruplandırma, genel yargılara  ulaşmamıza katkı sağlamaktadır.

  • Bilim Olması Gereken Olayları Değil, Olanın İncelenmesi

    Bilimin objektif olması gerektiğini, tarafsız olması gerektiğini dile getirmiştik. Olması gereken olayları incelemek bir bakıma bilimi subjektifleştirmektir. Değer yargılarının konusudur. “Ahlaki davranışlar nasıl olmalıdır?” sorusunun ilgi alanıdır. Ancak bilim var olanı araştırmaktadır. Bu sebepten olgusaldır olgulara dayalıdır. Örnek verecek olursak, bir top­lumda “aile yapısı” ile ilgili araştırma yapan bir sosyolog, köy ve kent aileleri­nin farklı olduğunu göz önünde tutmalıdır. Bu yüzden, araştırma konusu olan her örneği kendi koşulları içinde incelemek gerekir.

 

  • Bilimin Statik ve Dinamik Yönlerinin Bulunması:

    Bilim durağan bilgiden ibaret değildir. Sürekli olarak bilgi üzerinden yeni bilgi üretimi söz konusudur. Sürekli gelişime açıktır. Değişim  temel bir gerçekliktir. Gerek doğa bilimlerinde gerek insan bilimlerinde bu durum ön kabul olarak ele alınır. İlk çağ filozoflarından Herakleitos “ Aynı ırmağa iki kez girilmez” sözü ile her şeyin durmaksızın değiştiğini dile getirmiştir. Bakıldığı zaman doğal, toplumsal ve düşünsel olarak tüm süreçler değişkendir.

 

  • Etik İlkeler:

    Araştırma süreci etik ilkelere bağlı kalarak yapılmalıdır. Yani yapılan anket, mülakat veya görüşmelerde araştırmaya konu olunan kimselerin özel bilgileri açığa vurulmamalı, izinleri dışında herhangi bir yerde yayını yapılmamalıdır.

 

  • Konunun Sınırlandırılması Gereği:

    Yapılacak bir araştırma da dikkat edilmesi gereken bir diğer husus sınırların belirlenmesi durumudur. Toplumsal olaylar bir bütündür. Toplumu oluşturan unsurlardan birinde ki bir değişim hepsini etkilemektedir. Kesin çizgilerle bir ayrım söz konusu olmamaktadır. Ancak konuyu tümü ile anlayabilmekte zordur. Bu nedenle araştırmacı konusunun sınırlarını belirlemeli ve neyi araştıracağına karar vermelidir. Konunun geri kalanı başka bir başlık altında, farklı bir araştırma da tamamlanabilir. Konunun sınırlandırılması araştırmanın ana gövdesini oluşturma da önem taşır. Çünkü kurulan problem cümlesi sınırlandırılan konunun üzerine oluşturulur. Örnek verecek olursak araştırmayı ilköğretim düzeyi mi lise düzeyi mi yoksa üniversite düzeyinde mi yürütülecek belirlemek durumundayız. Bunlardan biri belirlendiği takdirde konu sınırlandırılması gerçekleşmiş olacaktır.
  • Nedensellik İlkesi:

    Durkheim, “Sosyolojik Yöntemin Kuralları” adlı çalışmasında, bir top­lumsal olgunun belirleyici nedenini bireylerde değil, ondan önceki toplumsal ol­gularda aramak gerektiğini belirtmiştir. Bilimsel bir çalışma yapılırken dikkat edilmesi gerekir ki toplumsal yapıca hiçbir grup, kurum ya da olaylar birden ortaya çıkmaz. Ortaya çıkmasında tetiklenen bir nedeni vardır. Doğa olaylarında olduğu gibi, toplumda da bazı nedenler bazı sonuçlar doğurur. Örneğin, plansız yapılan göç, göç edilen ülke de çarpık kentleşmeye neden olur.

    Hazırlayan: Sevde Günçay

 

 

 

Paylaş
Önceki İçerikFacebook ve Din
Sonraki İçerikFilistin Medyasında Kudüs’te Düzenlenen ”2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi”
Andcenter Editör
Çankırı İli, Orta İlçesi Kalfat Kasabası’nda 1993 yılında dünyaya geldi. İlköğretimi kendi köyünde tamamladı. 2007 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip lisesine kayıt oldu. 2011 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Aynı sene Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. 2016 yılında Ankara İlahiyat’tan mezun oldu. Aynı sene Ankara Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi bölümünde yüksek lisansa başladı. Şuan Yüksek Lisans eğitimine Ankara Yıldırım Beyazit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi Bölümü’nde devam etmektedir. Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde 2017-2018 Eğitim-Öğretim yilinda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği görevini yaptı. Şuan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim dalında Arş. Gör. olarak çalışmaktadır.

YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin