Gazali (1058-1111)

İslam dünyasında din sosyolojisinin önemli öncülerinden biri de Gazali’dir. Horasan’ın Tus şehrinin Gazale köyünde doğan ve 1058 ve 1111 yılları arasında yaşamış olan Gazali’nin, filozof, kelamcı, mutasavvıf, fakih ve sosyolog tarafları vardır. Gazali’nin konumuzla ilgili başlıca eserleri şunlardır:

  • el-Munkız mine’d-Dalal
  • İhyaü Ulumü’d-Din
  • Tehafütü’l-Felasife
  • Kimyaü’s-Saade
  • El-İktisat fi’l-İtikad

Gazali, el-Munkız’da, içine düştüğü şüpheleri ve buhranları, fikir hayatındaki büyük dönüşümü anlatmaktadır. Onun bu şüphelerinin, gerçeğe ulaşmada bir yöntem olduğu anlaşılmaktadır. Gerçeği ararken O, felsefe, kelam, batınilik ve tasavvuf öğretilerini derinliğine incelemiştir. Bununla birlikte Gazali, bunların hepsini yetersiz görmüş, gerçeğe yalnızca Allah’ın, insanın kalbine atacağı ilahi bir nurla ulaşılacağı sonucuna varmıştır. Şu halde Gazali’ye göre dinin, insan ve toplum hayatında son derece büyük bir yeri ve önemi vardır.

Gazali, bilimleri ikiye ayırır:

1-)Dinle ilgili bilimler: Bunlar, metafizik, ahlak, siyaset ve psikolojidir.

2-)Dinle ilgili olmayan bilimler: Bunlar matematik, mantık, fizik ve tıptır.

Gazali’nin bu sınıflamasında dikkati çeken özelliklerden biri, o zamana kadar hem batıda hem doğuda ilgi uyandırmayan siyasetin, Gazali’nin dinle ilgili bilimler sınıflamasına girmesidir. Ona göre siyaset, devlet işlerinin düzenlenmesinde çok önemli bir fonksiyona sahiptir. Ancak siyaset, peygamberlere vahyedilen Allah’ın emirlerinden veya aziz ve velilerden bildirilenlerden ibarettir. Zaten Peygamber’in ve onun halifelerinin yaptıklarının öğretilmesi, Gazali’nin teorilerinin en sağlam dayanağı idi.

Gazali, çağdaşlarının çoğu gibi tarihi yöntemi kullanır. Görüşlerini kabul ettirebilmek için birçok tarihi örnek verir. Ayrıca onun örnekleri, daha ziyade Peygamber, sahabe ve tabiin dönemi ağırlıklıdır. Bunun dışında Hint, İran ve Yunan tarihinden de örnekler vermiştir.

Gazali, toplumsal olayları, biyolojik teorilerde olduğu gibi, canlıların organları ile karşılaştırmalar yaparak açıklar. Ona göre toplum bir canlıya benzer ve canlılarda bulunan çeşitli organlar, toplumun çeşitli mesleklerini karşılar. Örneğin kadı, toplumun arzusu; polis, öfkesi; hükümdar ise kalbi ve sağduyusudur.

Gazali’de İnsan ve Toplumsallık: İnsan tek başına yaşayamaz ve daima başkalarına muhtaçtır. Her şeyden önce neslin devamı için karşı cinsten birine ihtiyacı vardır. Aile hayatı, yiyecek ve giyeceklerin hazırlanması, çocukların yetiştirilmesi de başkalarına ihtiyacı ortaya koymaktadır. Yine çalışma hayatı, insanların birlikte yaşamalarını zorunlu kılmaktadır. Tüccar veya çiftçi birbirine muhtaçtır. Toprağın işlenmesi, tarım aletlerini yapan ve satanlara doğrudan bağlıdır. Bazı afetlere karşı koyabilmek için evler yapmak, ortak düşmana karşı savaşmak, savaş silahları ve surlar yapmak, birlikte yaşamayı gerektirir. Bunlar, şehirlerin kurulmasını teşvik eder. Birlikte yaşamak, insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemek ve anlaşmazlıkların çözülmesi ihtiyacını da doğurur. Bunun için hukuk kurallarına, çatışmaların önlenmesi için de bir yönetim organına (devlet)  ve bir yöneticiye ihtiyaç vardır. Esasen yönetici olmadan dünyevi işlerin barış ve düzen içinde, ilahi emirlere göre yürütülmesine imkân yoktur. Yönetici, zeki, bilgili, iradesi sağlam, siyasi yeteneğe sahip, milleti seven, günün ve geçmişin tarihini, ayrıca toplum hayatını anlayacak kadar sosyolojiyi bilen bir insan olmalıdır. Bütün bunlar, Gazali’nin teorisinde, yöneticinin, devletin ve hukukun toplumsal hayatın temel unsuru olduğunu göstermektedir. Şu halde Gazali’ye göre toplum hayatı için devlet ve din zorunludur.

Gazali’de İdeal Toplum: Gazali de Farabi gibi ideal toplumu ortaya koymaya çalışır. O, öncelikle insanlar arası ilişkileri, bireysel ve toplumsal olmak üzere, ikiye ayırmakta ve dinde de bu durumun gözlendiğini belirtmektedir. İşte Gazali, insanın bireysel ve sosyal hayatına, dünya hayatının geçiciliği, canlıların mutlaka ölümü tadacak olması ve yok olması açısından bakmakta ve insan hayatında Allah inancı ve peygamberliğin önemi üzerinde durmaktadır. Bu ideal toplum içinde tek hedef, insanın dünya ve ahiret mutluluğudur. Bu da ancak, dinin emir ve yasaklarına harfiyen uymakla mümkündür.

Gazali’de Dini Gruplar: Hayatı boyunca verdiği eserlerle müminleri, “tevhit” ve “peygamberlik” inancı etrafında bütünleştirmeye çalışan Gazali, fanatizmle, taklitle, mezhep ve grup taassubuyla mücadele etmiştir. Bu amaçla eserlerinde, farklı mezhep, tarikat ve gruplardan söz etmekte, Ehli Sünnet dışındaki bu grupları, kendi bakış açılarıyla değerlendirmektedir.

Kaynak:

Niyazi Akyüz, İhsan Çapcıoğlu; Ana Başlıklarıyla Din Sosyolojisi

 

Paylaş
Önceki İçerikGabriel Le Bras (1891-1970) Morfolojik Din Sosyolojisi
Sonraki İçerikGustav Mensching (1901-1978) Tarihsel Din Sosyolojisi
Andcenter Editör
Çankırı İli, Orta İlçesi Kalfat Kasabası’nda 1993 yılında dünyaya geldi. İlköğretimi kendi köyünde tamamladı. 2007 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip lisesine kayıt oldu. 2011 senesinde Tevfik İleri Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Aynı sene Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. 2016 yılında Ankara İlahiyat’tan mezun oldu. Aynı sene Ankara Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi bölümünde yüksek lisansa başladı. Şuan Yüksek Lisans eğitimine Ankara Yıldırım Beyazit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi Bölümü’nde devam etmektedir. Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde 2017-2018 Eğitim-Öğretim yilinda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği görevini yaptı. Şuan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim dalında Arş. Gör. olarak çalışmaktadır.

YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin