Belçika’ya Müslümanların gelişi 1960’lı yıllardan itibaren başlar. Bu tarih öncesinde Belçika’da yaşayan büyük bir Müslüman topluluğundan bahsetmek oldukça zordur. 2. Dünya Savaşı’nda büyük insan kayıpları yaşayan Belçika’da hızlı sanayileşmesinin bir sonucuolarak iş gücü açığı ortaya çıkmıştır. Bu sebeple Belçika, ekonomik kalkınmasını gerçekleştirebilmek için kitlesel bir dış göçe olanak sağlayan ilk Avrupa ülkesi olarak bilinir. Müslümanların Belçika’ya yerleşme nedeni de ekonomik temellidir ve Belçika’ya iş göçü kanalıyla gelmişlerdir. Ancak Belçika’nın göçmen politikasını belirleyen tek unsur iktisadi koşullar değildir. Ülke içerisinde Fransızca konuşan nüfusun düşük doğurganlık oranları sebebiyle sürekli azalması, Belçika’da Fransızcanın kaybolacağına dair endişeler uyandırmıştır. Söz konusu durum sebebiyle ülke özellikle Fransızca konuşan ülkelerden göç almaya yönelmiştir. Bu vesileyle Belçika, Fransızca konuşan bölgelerle Flamanca konuşan bölgeler arasındaki demografik dengeyi sağlamayı amaçlamıştır.

Belçika, Müslümanlardan evvel ülkeye önce İtalyan iş gücü davet etmiş ancak bu göçmenlerden istediği verimi alamadığı için daha sonra Fas, Türkiye, Cezayir ve Tunus gibi Müslüman ülkelere yönelmiştir. Bu ülkelerde göçmen toplama büroları kurmuştur. İlk başlarda devlet inisiyatifinde gerçekleşen bu göçler bir süre sonra eski göçmenlerin tanıdıklarını ya da akrabalarını ülkeye getirmesiyle kendiliğinden bir çizgiye evrilmiştir. Belçika aile birleşimi politikası açısından diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha liberal politikalar izlemiştir. Dünya ekonomisinin değişen dengeleri, ülke içerisinde gitgide büyüyen yabancı düşmanlığı ve İslamofobik hareketler, Belçika’yı bilhassa Müslüman ülkelerden gelen göçleri durdurmaya yönelik politikalar uygulamaya itmiştir. Sırayla 1967, 1974, 1977 ve 1982 senelerinde izlediği bilhassa Müslüman göçmenlerin ülkeye girişinin kısıtlanmasına ilişkin bu politikalar, yine de Belçika’da gözle görülür çoğunlukta bir Müslüman toplumun oluşmasını önleyememiştir. Bununla birlikte ülkeye kaçak yollarla girişler de devam etmiştir. Yukarıda da ifade edildiği üzere Belçika’da doğurganlık oranı düşüktür. Ancak bunun tam tersi şekilde, doğurganlık oranları Müslümanlar arasında hayli yüksektir. Bu durum, Belçika’da hızla artma eğilimi gösteren Müslüman nüfusa yönelik endişeleri de güçlendirmektedir.

Raporun tamamı için: http://insamer.com/rsm/files/belcikadamuslumanlar.pdf

YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin